TCK m. 227'de düzenlenen fuhuş suçunda, failin mağdura 'cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da çaresizliğinden yararlanarak' fuhuş yaptırması (TCK m. 227/4) ile mağdurun rızasıyla fuhşa teşvik edilmesi (TCK m. 227/2) arasındaki temel ayrım nedir? 'Çaresizlikten yararlanma' kavramı Yargıtay içtihatlarında nasıl yorumlanmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108357

TCK m. 227'de düzenlenen fuhuş suçunda temel ayrım, mağdurun iradesinin fesada uğratılıp uğratılmadığıdır. TCK m. 227/2'de düzenlenen temel halinde, mağdur kendi rızasıyla fuhuş yapmaya yönelmekte, fail ise bu durumu teşvik etmekte, yolunu kolaylaştırmakta, aracılık etmekte veya yer temin etmektedir. Mağdurun iradesi üzerinde bir zorlama yoktur. Buna karşın, TCK m. 227/4'te düzenlenen nitelikli halde ise mağdurun iradesi cebir, tehdit, hile veya çaresizliğinden yararlanma suretiyle sakatlanmaktadır. Mağdur, fuhuş yapmaya zorlanmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına göre 'çaresizlikten yararlanma'; mağdurun içinde bulunduğu ekonomik, ailevi veya manevi zorluk gibi üstesinden gelemediği bir durumdan faydalanılarak, başka bir çıkış yolu olmadığına inandırılıp fuhşa razı edilmesidir. Bu çaresizlik; işsizlik, yoksulluk, barınma sorunu, madde bağımlılığı gibi durumlardan kaynaklanabilir. Önemli olan, failin mağdurun bu muhtaç halini sömürerek onu fuhşa sevk etmesidir (Yargıtay CGK, 2018/424 E., 2021/607 K.).