5237 sayılı TCK m. 227/1'de düzenlenen 'çocuğun fuhşu' suçu ile TCK m. 227/2'de düzenlenen 'yetişkinin fuhşu' suçunun cezaları arasında nasıl bir temel farklılık vardır? Kanun koyucunun çocuğun mağdur olduğu durumlarda daha ağır bir yaptırım öngörmesinin temel felsefesi nedir?
TCK m. 227'deki cezalar arasında mağdurun çocuk veya yetişkin olmasına göre belirgin bir fark vardır. Çocuğu fuhşa teşvik eden, yolunu kolaylaştıran, tedarik eden, barındıran veya aracılık eden kişi, 'dört yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası' ile cezalandırılır (TCK m. 227/1). Yetişkin bir kimseye karşı aynı fiilleri işleyen kişi ise, 'iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası' ile cezalandırılır (TCK m. 227/2). Görüldüğü gibi, çocuğa karşı işlenen suçta hem hapis cezasının alt ve üst sınırı çok daha yüksektir hem de öngörülen adli para cezasının üst sınırı daha fazladır. Kanun koyucunun bu ayrımı yapmasının temel felsefesi, 'çocuğun üstün yararı' ve korunma ihtiyacıdır. Çocuklar, fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişimlerini tamamlamamış, daha savunmasız ve istismara açık oldukları için, onlara yönelik cinsel sömürü eylemleri toplum vicdanında daha ağır bir yara açar ve bu nedenle daha ağır bir cezai yaptırımı gerektirir. Ayrıca, çocuğa karşı işlenen fuhuş suçunda hazırlık hareketlerinin dahi tamamlanmış suç gibi cezalandırılması da bu koruma felsefesinin bir yansımasıdır.