Ceza muhakemesinde 'davanın kamusallığı' ilkesi, takibi şikayete bağlı suçlarda nasıl bir görünüm kazanır? Şikayet hakkı kullanıldıktan sonra savcının veya mahkemenin rolü nedir?
Takibi şikayete bağlı suçlarda, 'davanın kamusallığı' ilkesi, şikayet hakkı kullanıldıktan sonra tam olarak devreye girer. Şikayet, bu suçlarda bir 'soruşturma ve kovuşturma şartı'dır; yani kamu davası motorunun çalışması için gereken bir 'kontak anahtarı' işlevi görür. Mağdur şikayette bulunmadığı sürece, devletin (savcılığın) re'sen harekete geçme yetkisi yoktur. Ancak, mağdur şikayet hakkını kullandığı andan itibaren, süreç artık onun kontrolünden çıkar ve kamusal bir nitelik kazanır. Savcı, şikayet üzerine soruşturmayı yürütür, delilleri toplar ve yeterli şüpheye ulaşırsa kamu davasını açar. Dava açıldıktan sonra, davacı yine 'Kamu Hukuku'dur (K.H.). Mahkeme, yargılamayı kamusal bir faaliyet olarak yürütür. Mağdur bu aşamada şikayetinden vazgeçse bile (sanık kabul etmezse), mahkeme yargılamaya devam edebilir. Kısacası, şikayet, kamusal mekanizmayı harekete geçiren özel bir irade beyanıdır; mekanizma bir kez harekete geçince, kural olarak kamusallık ilkesi çerçevesinde işlemeye devam eder.