TCK m. 277'de düzenlenen 'yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs' suçunun 'manevi unsuru' nedir? Failin, eyleminin hukuka aykırı olduğunu bilmemesi (hukuki hata), ceza sorumluluğunu ortadan kaldırır mı?
TCK m. 277'deki suçun manevi unsuru 'özel kast'tır. Bu, failin sadece fiili bilerek ve isteyerek (genel kast) işlemesinin yeterli olmadığı, aynı zamanda belirli bir amaçla hareket etmesi gerektiği anlamına gelir. Bu özel amaç, metinde de belirtildiği gibi, 'görülmekte olan bir davada gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, ... lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar verilmesini veya işlem tesis edilmesini ... sağlamak'tır. Bu özel amaç yoksa, suçun manevi unsuru oluşmaz. Failin, eyleminin hukuka aykırı olduğunu bilmemesi (hukuki hata), TCK m. 30/4'te düzenlenen 'yasak hatası' kapsamında değerlendirilir. Kural olarak, 'kanunu bilmemek mazeret sayılmaz'. Failin, işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşmesi halinde ceza sorumluluğu ortadan kalkar. Ancak, yargı görevi yapan birini bir dava hakkında etkilemeye çalışmanın haksızlık olduğu, toplumun genelinde bilinen temel bir kuraldır. Bu nedenle, bir failin bu konuda 'kaçınılmaz bir hataya' düştüğünü iddia etmesi ve ispatlaması pratikte çok zordur. Dolayısıyla, bu tür bir hukuki hata savunmasının ceza sorumluluğunu ortadan kaldırması beklenmez.