5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesi uyarınca, mahkeme kararında 'başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin' belirtilmesi zorunluluğunun ihlal edilmesi, yani bu bilgilerin kararda hiç yer almaması, kanun yoluna başvuru süresini nasıl etkiler?
Anayasa m. 40/2 ve CMK m. 34/2 ile 232/6'da düzenlenen bu zorunluluk, bireylerin hak arama özgürlüğünü etkin bir şekilde kullanabilmelerini sağlayan temel bir güvencedir. Eğer bir mahkeme kararı, kanun yoluna ilişkin bu bilgileri hiç içermiyorsa, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, kanun yoluna başvuru süresi işlemeye başlamaz. Çünkü taraf, hangi yola, ne kadar sürede ve nasıl başvuracağını bilememektedir. Bu durumda, sürenin başlangıcı, kararın tebliğ edildiği tarih değil, tarafın kanun yolunu ve süresini 'öğrendiği' tarih olarak kabul edilir. Öğrenme tarihinin ispatı konusunda bir uyuşmazlık çıkarsa, genellikle tarafın beyanına itibar edilir. Bu kural, adil yargılanma hakkının bir gereği olarak, mahkemelerin usuli hataları nedeniyle bireylerin hak kaybına uğramasını önlemeyi amaçlar.