Bir tacir olan kat maliki, apartman yönetimi ile arasındaki aidat borcu uyuşmazlığında, 'basiretli bir iş adamı gibi' davranma yükümlülüğü (TTK m. 18/2) gereği, kat malikleri kurulu kararlarına veya yönetim planına daha mı sıkı bir şekilde bağlıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108231

Hukuken, bir kat malikinin tacir olup olmaması, Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan (KMK) doğan yükümlülüklerini doğrudan değiştirmez. KMK, tüm kat maliklerini (tacir olsun veya olmasın) eşit olarak yönetim planına ve kat malikleri kurulu kararlarına uymakla yükümlü kılar. Ancak, bir uyuşmazlığın yargıya taşınması durumunda, mahkeme, tacir olan kat malikinin 'basiretli bir iş adamı gibi' davranma yükümlülüğünü, onun iddialarını ve savunmalarını değerlendirirken bir ölçüt olarak kullanabilir. Örneğin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/821 K. sayılı kararında, tacir olan yüklenicinin, sözleşmenin eki olan HİGŞ'deki itiraz usulünü bilmesi ve buna uyması gerektiği, bu yükümlülüğün basiretli bir tacir olmasının doğal bir sonucu olduğu vurgulanmıştır. Benzer şekilde, bir tacir olan kat malikinin, 'yönetim planını okumadım' veya 'karardan haberim yoktu' gibi bir savunmasının, tacir olmayan bir kişiye göre daha az dikkate alınması muhtemeldir. Çünkü bir tacirden, sahip olduğu taşınmazın hukuki rejimini ve yönetimini ilgilendiren temel belgeleri bilmesi ve anlaması beklenir. Bu durum, KMK'daki yükümlülüğü ağırlaştırmaz ama tacirin ihmal veya bilgisizliğe dayalı savunmalarını zayıflatır.