5271 sayılı CMK'ya göre, bir suçun soruşturulmasının 'takdiri' olduğu, yani savcının kamu davası açıp açmama konusunda serbest olduğu bir ilke midir, yoksa 'mecburilik' mi esastır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108218

5271 sayılı CMK'da ve Türk ceza muhakemesi sisteminde kural olarak 'mecburilik ilkesi' (veya 'kamusallık ilkesi') esastır. Bu ilke, CMK m. 170/2'de ifadesini bulur. Buna göre, Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği hususunda 'yeterli şüphe' oluşturan delil elde ettiğinde, bir iddianame düzenleyerek kamu davası açmak 'zorundadır'. Yani, savcının keyfi olarak veya kamu yararı mülahazasıyla dava açmaktan vazgeçmesi kural olarak mümkün değildir. Bu, hukukun herkese eşit uygulanması ve suçların cezasız kalmaması ilkesinin bir gereğidir. Ancak metinde de belirtildiği gibi, bu mecburilik ilkesinin istisnaları vardır. CMK m. 171'de düzenlenen 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' ve 'şahsi cezasızlık' gibi haller, savcıya takdir yetkisi tanıyan istisnai durumlardır. Bu istisnalar dışında, yeterli şüphe varsa dava açılması bir zorunluluktur.