Anayasa Mahkemesi'nin tutuklama tedbirinin hukukiliğini denetlerken kullandığı 'kuvvetli suç şüphesini gösteren somut olgular' kriteri ile CMK m. 100/3'te yer alan 'somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri' ifadesi arasında bir fark var mıdır? Yoksa aynı anlama mı gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108211

Bu iki ifade esasen aynı anlama gelmekte ve aynı hukuki standardı işaret etmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin 'kuvvetli suç şüphesini gösteren somut olgular' ifadesi, Anayasa m. 19/3'teki 'suçluluğu hakkında kuvvetli belirti' kavramının somutlaştırılmış halidir. CMK m. 100/3'e 2021 yılında eklenen 'somut delillere dayanan' ibaresi de tam olarak bu standardı yasa metnine taşımayı amaçlamıştır. Her ikisi de, tutuklama gibi ağır bir tedbire başvurulabilmesi için, soruşturma makamlarının elinde, şüphelinin suçu işlediğine dair soyut iddialar, varsayımlar veya genel kanılar değil, dosya içeriğinde bulunan ve mahkemeye sunulabilen, objektif olarak değerlendirilebilir maddi vakıaların (tanık beyanı, kamera kaydı, belge, teknik takip verisi vb.) bulunması gerektiğini ifade eder. Amaç, keyfi ve delilsiz tutuklamaların önüne geçmektir. Dolayısıyla, bu iki kavram arasında anlamsal bir fark bulunmamakta, her ikisi de tutuklamanın ilk ve en temel şartı olan 'suç şüphesinin yoğunluğu'na ilişkin aynı yüksek standardı belirtmektedir.