Anayasa Mahkemesi'nin Yeliz Erten başvurusunda, başvurucunun çocuklarıyla açık/kapalı görüş yapma veya mektuplaşma gibi diğer iletişim imkanlarına sahip olması, telefonla görüşme hakkına yapılan müdahalenin ihlal oluşturmadığı yönündeki Bakanlık görüşü neden kabul görmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108202

Anayasa Mahkemesi bu görüşü kabul etmemiştir çünkü her iletişim kanalının kendine özgü bir işlevi ve önemi vardır ve birinin varlığı diğerine yapılan haksız bir müdahaleyi meşrulaştırmaz. Somut olayda mahkeme şu hususları dikkate almıştır: 1) İletişim Yollarının Niteliği: Telefon görüşmesi, özellikle küçük yaşta çocuklar için mektuplaşmaya göre çok daha doğrudan, anlık ve etkili bir iletişim yoludur. Çocuğun ebeveyninin sesini duyması, aile bağlarının korunmasında özel bir önem taşır. 2) Fiili İmkansızlıklar: Başvurucu, çocuklarının yaşadığı yerin cezaevine 300 km uzakta olduğunu ve maddi imkansızlıklar nedeniyle yüz yüze görüşlerin (açık/kapalı görüş) çok nadiren yapılabildiğini belirtmiştir. Bu fiili durum, telefon görüşmesini aile bağlarını sürdürmek için neredeyse tek düzenli araç haline getirmektedir. 3) Orantılılık İlkesi: Devletin pozitif yükümlülüğü, mevcut koşullar altında en etkili ve uygulanabilir olan tedbiri almasını gerektirir. Diğer imkanların varlığı, belirli bir hakka (telefonla görüşme) yapılan ve 'çocuğun yüksek yararı' ilkesiyle bağdaşmayan, gerekçesiz bir kısıtlamayı orantılı kılmaz. Bu nedenlerle AYM, diğer iletişim yollarının varlığını yeterli görmemiş ve telefonla görüşme hakkına yapılan müdahalenin ihlal olduğuna karar vermiştir.