5718 sayılı MÖHUK uyarınca açılan bir tanıma veya tenfiz davasında, davalının savunma hakkının ihlal edilip edilmediği denetlenirken, hangi temel usuli güvencelere bakılır?
MÖHUK m. 54/ç, tenfiz (ve dolayısıyla tanıma) kararı verilebilmesi için, 'o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması' gerektiğini düzenler. Bu hüküm, savunma hakkının temel güvencelerini içerir. Türk mahkemesi, bu denetimi yaparken şu hususlara bakar: 1) Usulüne Uygun Tebligat/Çağrı: Yabancı mahkemedeki yargılamada, davalıya dava dilekçesinin ve duruşma gününün, o ülke kanunlarına ve uluslararası tebligat sözleşmelerine uygun olarak tebliğ edilip edilmediği. Davalının yargılamadan haberdar edilip edilmediği esastır. 2) Temsil Hakkı: Davalının, kendisini bir avukatla temsil ettirme imkanına sahip olup olmadığı. 3) Yoklukta Karar Verilmesi: Eğer davalıya usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya katılmamışsa, gıyabında karar verilebilir. Ancak, usulüne uygun bir çağrı yapılmadan veya savunma hakkı kısıtlanarak gıyabında karar verilmişse, bu durum savunma hakkının ihlali sayılır. Davalının, bu ihlallerden birine dayanarak Türk mahkemesinde itirazda bulunması, tanıma veya tenfiz talebinin reddedilmesi için yeterlidir.