Bir kat maliki, ortak gider borcunu ödemediği için hakkında başlatılan icra takibine itiraz ettiğinde, alacaklı yönetimin bu itirazı kaldırmak için başvurabileceği hukuki yollar nelerdir ve KMK m. 37'nin bu süreçteki önemi nedir?
Borçlu kat malikinin ilamsız icra takibine itiraz etmesiyle takip durur. Alacaklı yönetimin bu itirazı bertaraf etmek için iki temel yolu vardır: 1) İtirazın İptali Davası: Yönetim, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde (Sulh Hukuk Mahkemesi) 'itirazın iptali' davası açabilir. Bu davada alacağını genel ispat kurallarına göre ispatlarsa, mahkeme itirazın iptaline ve takibin devamına karar verir. 2) İtirazın Kaldırılması Davası: Bu, daha hızlı bir yoldur ve İcra Mahkemesi'nde görülür. Bu yola başvurabilmek için alacaklının elinde İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 68. maddesinde sayılan, borcun varlığını açıkça ispat eden belgelerden birinin olması gerekir. İşte bu noktada KMK m. 37'nin önemi ortaya çıkar. KMK m. 37/son fıkrası, 'Kesinleşen işletme projeleri veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararları, İcra ve İflas Kanununun 68/1. maddesinde belirtilen belgelerden sayılır.' hükmünü içerir. Bu sayede, yönetici, elindeki kesinleşmiş aidat kararına veya işletme projesine dayanarak, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde İcra Mahkemesi'ne başvurup 'itirazın kesin olarak kaldırılmasını' talep edebilir. Bu, itirazın iptali davasına göre çok daha hızlı ve pratik bir çözümdür.