Bir okul servis aracının karıştığı kazada, okul yönetimi ile taşıma şirketi arasındaki sözleşmede, 'üçüncü kişilere verilecek zararlardan dolayı vakfa rücu edilemeyeceği' şeklinde bir hüküm bulunması, okulun (vakfın) zarar görenlere karşı sorumluluğunu etkiler mi?
Hayır, etkilemez. Bu tür bir hüküm, sadece sözleşmenin tarafları olan okul yönetimi (vakıf) ile taşıma şirketi arasındaki 'iç ilişkiyi' düzenler. Bu, bir nevi 'sorumsuzluk' veya 'rücudan feragat' anlaşmasıdır ve sadece tarafları bağlar. Haksız fiilden zarar gören üçüncü kişilere (yolcu, ailesi vb.) karşı bu hüküm ileri sürülemez. Üçüncü kişilerin, haksız fiil sorumlularına (işleten, taşıyan, sürücü) karşı doğrudan dava açma hakkı, taraflar arasındaki bir sözleşme ile ortadan kaldırılamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/504 E. sayılı kararında da okulun 'taşıyan' sıfatıyla sorumlu olduğu kabul edildiğinden, okulun bu sorumluluğu zarar görenlere karşı devam eder. Okul, zarar görenlere bir tazminat ödemek zorunda kalırsa, sözleşmedeki bu hükme dayanarak taşıma şirketine rücu edemeyebilir. Ancak bu durum, zarar görenin doğrudan okula dava açma hakkını ortadan kaldırmaz. Kısacası, bu hüküm dış ilişkiyi (zarar görenle olan ilişkiyi) değil, iç ilişkiyi (okul ile şirket arasındaki ilişkiyi) düzenler.