Yurt dışında verilen bir boşanma kararının Türkiye'de Nüfus Müdürlüğü'ne doğrudan tescil edilebilmesi (Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A) ile mahkemede tanıma davası açılması arasındaki temel farklar ve hangi durumlarda mahkemeye başvurmanın zorunlu hale geldiğini açıklayınız.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 27/A maddesi, belirli şartlar altında yabancı boşanma kararlarının mahkeme kararına gerek olmaksızın, idari yolla (konsolosluk veya nüfus müdürlüğü) tesciline imkan tanıyan pratik bir yoldur. İki yol arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Usul: İdari tescil, mahkemesiz, daha hızlı ve masrafsız bir idari başvuru yoludur. Tanıma davası ise mahkemede görülen, tebligat ve duruşma gerektiren bir yargısal süreçtir. 2) Kapsam: İdari tescil, sadece yabancı mahkeme kararının 'boşanma, evliliğin butlanı, iptali veya mevcut olup olmadığının tespiti'ne ilişkin kısmını kapsar. Kararın fer'i niteliğindeki velayet, nafaka, tazminat gibi icrai hükümler bu yolla tescil edilemez. Bu tür hükümlerin Türkiye'de geçerli olması için mutlaka tenfiz davası açılması gerekir. 3) Şartlar: İdari tescil için, kararın verildiği ülke kanunlarına göre kesinleşmiş olması, Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması ve tarafların 'birlikte' başvurmaları veya bir tarafın başvurup diğer tarafın muvafakat etmesi gerekir. Mahkemeye başvurmak şu durumlarda zorunlu hale gelir: a) Taraflardan biri başvuruya yanaşmıyor veya muvafakat etmiyorsa, b) Karar, Türk kamu düzenine aykırılık şüphesi nedeniyle idare tarafından reddedilmişse, c) Kararda boşanmanın yanı sıra nafaka, velayet gibi tenfizi gereken hükümler de varsa.