Bir ceza davası, yargılama sırasında sanığın eyleminin uzlaşma kapsamında bir suçu (örneğin bilinçli taksirle yaralama) oluşturduğu anlaşılarak sonuçlanırsa, mahkemenin izlemesi gereken usul nedir?
Metindeki Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2020/303 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, yargılama sırasında suçun vasfı değişebilir ve uzlaşma kapsamında olan bir suça dönüşebilir. CMK m. 253 ve devamı maddelerine göre uzlaştırma, bir kovuşturma şartıdır. Eğer mahkeme, yargılama sonunda sanığın eyleminin, iddianamede belirtilen suç (örneğin kasten öldürmeye teşebbüs) değil de, uzlaşmaya tabi olan bilinçli taksirle yaralama suçunu oluşturduğuna kanaat getirirse, hemen mahkumiyet hükmü kuramaz. Bu durumda mahkeme, yargılamayı durdurmalı ve dosyayı uzlaştırma bürosuna göndererek, CMK'daki usule göre taraflar arasında uzlaştırma işlemlerinin yapılmasını sağlamalıdır. Uzlaştırma süreci sonunda taraflar uzlaşırlarsa, mahkeme davanın 'düşmesine' karar verir. Eğer uzlaşma sağlanamazsa, o zaman mahkeme yargılamaya devam ederek sanığın hukuki durumunu takdir eder ve mahkumiyet gibi bir hüküm kurabilir. Uzlaştırma prosedürü uygulanmadan mahkumiyet kararı verilmesi, usule aykırıdır ve bozma nedenidir.