Taksirle yaralama suçundan (TCK m. 89) açılan bir davada, sanığın sürücü belgesinin olmaması, eylemin 'bilinçli taksirle' işlendiği anlamına gelir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108133

Hayır, tek başına bu anlama gelmez. Metindeki Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/9999 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, sanığın sürücü belgesinin olmaması, eylemin doğrudan bilinçli taksirle işlendiğini göstermez. Bilinçli taksirin oluşabilmesi için failin neticeyi öngörmesi gerekir. Sürücü belgesi olmayan ancak araç kullanmayı bilen bir kişinin yaptığı kazada, neticeyi öngördüğü ancak istemediği (bilinçli taksir) veya neticeyi öngörmediği (basit taksir) durumları ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Sürücü belgesinin olmaması, idari bir kural ihlalidir ve tek başına failin neticeyi öngördüğüne dair bir karine oluşturmaz. Eğer failin araç kullanma konusunda hiçbir tecrübesi olmadığı, yani bir kazaya yol açacağını kesin olarak öngörmesi gerektiği halde aracı kullandığı ispatlanırsa bilinçli taksir tartışılabilir. Ancak sadece ehliyetsiz olmak, otomatik olarak bilinçli taksir kabulü için yeterli bir gerekçe değildir.