Yabancı bir mahkeme kararının tenfizi için açılan davada, davalının adresinin bilinmemesi veya kendisine ulaşılamaması durumunda tebligat nasıl yapılır ve bu durum yargılama sürecini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108121

Davalının adresinin bilinmemesi, tanıma ve tenfiz davalarında süreci en çok uzatan sorunlardan biridir. Tebligat, davanın görülebilmesi için zorunlu bir usul işlemidir. Bu durumda izlenmesi gereken yol şudur: Davacı, davalının bilinen son adresini mahkemeye bildirmeli ve bu adreste neden bulunamadığını açıklamalıdır. Mahkeme, öncelikle Türkiye'deki merkezi nüfus kayıt sisteminden (MERNİS) adres sorgulaması yapar. Eğer burada bir adres bulunamaz veya bulunan adreste tebligat yapılamazsa, davacının talebi ve beyanları doğrultusunda yurtdışı adres araştırması yoluna gidilir. Bu araştırma, Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı aracılığıyla, davalının vatandaşı olduğu veya yaşadığı bilinen ülkenin resmi makamlarıyla yazışma yoluyla yapılır. Bu süreç oldukça uzun ve masraflıdır. Eğer tüm bu araştırmalara rağmen davalının adresi tespit edilemezse, son çare olarak 'ilanen tebligat' (HMK m. 109) usulüne başvurulabilir. Bu, gazete ilanı gibi yollarla tebligatın yapılmış sayılmasıdır. Bu prosedürler, davanın süresini aylarca, hatta bazen bir yıldan fazla uzatabilir. Metinde belirtildiği gibi, bu süreyi kısaltmanın en etkili yolu, davalının davaya katılımını sağlamak veya bir avukatla temsil edilmesini temin etmektir.