Anayasa Mahkemesi'nin tutuklama tedbirinin hukukiliğine ilişkin kararlarında (örneğin Mehmet Onur Artar, Ferhat Azankar), bir suçun CMK m. 100/3'teki katalog suçlardan olmasının, tutuklama kararının gerekçelendirilmesi üzerindeki etkisi nasıl değerlendirilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108106

Anayasa Mahkemesi, istikrarlı içtihadında, bir suçun katalog suçlardan olmasının tek başına tutuklamayı haklı kılmadığını ve tutuklama kararını gerekçelendirmek için yeterli olmadığını vurgulamaktadır. Ferhat Azankar kararında da belirtildiği gibi, CMK m. 100/3'teki karine, sulh ceza hakimliğini, tutuklama nedenlerinin (kaçma şüphesi, delilleri karartma tehlikesi) varlığını her somut olayın özelinde, kişiselleştirilmiş ve somut olgularla desteklenmiş bir şekilde ortaya koyma anayasal yükümlülüğünden kurtarmaz. AYM, özellikle ilk tutuklama kararlarında dahi, sadece 'suçun katalog suçlardan olması sebebiyle tutuklama nedeninin varsayıldığı' şeklindeki basmakalıp ifadeleri, Anayasa m. 19'da güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik 'ilgili ve yeterli gerekçe' standardını karşılamayan, dolayısıyla hukuka aykırı bir uygulama olarak görmektedir. Kısacası, katalog suç karinesi, somut gerekçelendirme zorunluluğunu ortadan kaldırmaz, sadece bir varsayım sunar ve bu varsayımın somut olgularla desteklenmesi gerekir.