Sanığın, TCK m. 89 kapsamındaki taksirle yaralama eyleminden zarar gören mağdurun, aynı zamanda kendi çocuğu olması (anne veya babası olması) durumunda, ceza hukuku açısından nasıl bir sonuç doğar?
Bu durumda, TCK m. 22/6'da düzenlenen özel bir şahsi cezasızlık veya cezada indirim nedeni gündeme gelir. TCK m. 22/6 şu şekildedir: 'Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.' Metindeki Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/3293 K. sayılı kararında da bu maddeye atıf yapılmıştır. Bir ebeveynin taksirli eylemiyle kendi çocuğunun yaralanmasına neden olması, failin zaten kişisel ve ailevi olarak derin bir elem ve ızdırap yaşamasına, yani manevi anlamda 'mağdur' olmasına yol açar. Bu durumda mahkeme, failin çektiği bu ızdırabın, ayrıca bir ceza verilmesini gereksiz kılacak düzeyde olduğuna kanaat getirirse, sanık hakkında 'ceza verilmesine yer olmadığına' karar verebilir. Bu, bir beraat kararı değildir; eylemin suç olduğu kabul edilir ancak faile şahsi bir nedenle ceza verilmez.