TCK m. 89 uyarınca işlenen taksirle yaralama suçlarında, sanığın eyleminin 1.00 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanmaktan kaynaklanması halinde, Yargıtay bu durumu 'basit taksir' mi yoksa 'bilinçli taksir' mi olarak kabul etmektedir? Bu kabulün gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108091

Metinde yer alan Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/6342 K. ve 2020/1218 K. sayılı kararlarında belirtildiği üzere, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına ve Adli Tıp Kurumu'nun bilimsel görüşlerine göre, 1.00 promilden (100 promilden) fazla alkol miktarı, kişinin 'güvenli sürüş yeteneğini' ortadan kaldıracak düzeyde kabul edilmektedir. Bu nedenle, failin 1.00 promilin üzerinde alkollüyken bir kazaya neden olması, neticenin öngörülebilir olmasına rağmen, alkolün verdiği özgüvenle veya umursamazlıkla hareket ettiğini gösterir. Bu durum, failin neticeyi öngördüğü ancak istemediği 'bilinçli taksir' (TCK m. 22/3) halini oluşturur. Gerekçesi, bu düzeyde alkol alan bir sürücünün, bir kazaya neden olabileceğini öngörmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olmasıdır. Dolayısıyla, bu durumda sanığın cezası TCK m. 22/3 uyarınca artırılır. 1.00 promilin altındaki alkol seviyelerinde ise, alkolün tek başına bilinçli taksir için yeterli olmadığı, başka delillerle güvenli sürüş yeteneğinin kaybedildiğinin ispatlanması gerektiği, aksi halde eylemin 'basit taksir' sayılacağı kabul edilir.