Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/207 E., 2023/821 K. sayılı kararında tartışıldığı üzere, Danıştay'ın HİGŞ'nin 42/a maddesini iptal etmesi, bu iptal kararından önce imzalanmış ve adli yargıda derdest olan özel hukuk sözleşmelerine dayalı uyuşmazlıkları nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108060

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu karmaşık sorunu şu şekilde çözmüştür: Danıştay tarafından verilen bir iptal kararı, kural olarak idari bir düzenleyici işlemi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırır ve idare ile diğer yargı organlarını bağlar. Ancak, HİGŞ'nin ilgili hükmü, taraflar arasında bir özel hukuk sözleşmesi (eser sözleşmesi) imzalandığı anda, artık bir 'düzenleyici işlem' olma niteliğini yitirip sözleşmenin bir parçası, bir 'sözleşme hükmü' haline gelir. Adli yargı mahkemesi (somut olayda Asliye Ticaret Mahkemesi), uyuşmazlığı çözerken HİGŞ'nin 42/a maddesini, idari bir düzenleme olduğu için değil, tarafların iradesiyle sözleşmenin bir normu haline gelmiş bir 'delil sözleşmesi' hükmü olduğu için uygular. Bu nedenle, Danıştay'ın sonradan verdiği iptal kararının, daha önce imzalanarak özel hukuk ilişkisi doğurmuş olan sözleşmelerin içeriğini değiştirmesi ve adli yargıda görülen davaları etkilemesi mümkün değildir. Aksi bir kabul, sözleşme serbestisi, sözleşmeyle bağlılık (ahde vefa) ilkelerine ve yargı yolları arasındaki ayrıma aykırı olurdu. Dolayısıyla, iptal kararı derdest davayı etkilemez ve mahkeme, delil sözleşmesi niteliğindeki hükmü uygulamaya devam etmelidir.