Yargıtay, fuhuş suçunda zincirleme suç (TCK m. 43) hükümlerinin uygulanmasına nasıl yaklaşmaktadır? Bu yaklaşımın doktrinel gerekçesi nedir?
Metinde belirtildiği üzere, Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararlarına göre fuhuş suçu 'bünyesinde teselsülü barındıran' bir suçtur ve bu nedenle bu suçta zincirleme suç hükümlerinin (TCK m. 43) uygulanması mümkün değildir. Bu yaklaşımın temel gerekçesi, fuhuş eyleminin doğası gereği genellikle tek bir seferle sınırlı kalmayıp, devamlılık ve tekrar arz eden bir nitelik taşımasıdır. Fuhşa teşvik, yer temin etme, aracılık etme gibi fiiller, failin menfaat sağlama amacına bağlı olarak genellikle birden çok kez tekrarlanır. Yargıtay, bu tekrarlanan eylemleri tek bir fiilin devamı niteliğinde görerek, kanundaki suç tanımının bu devamlılığı zaten içerdiğini kabul etmektedir. Dolayısıyla, failin aynı mağdura karşı aynı suçu farklı zamanlarda birden çok kez işlemesi durumunda, eylem tek bir fuhuş suçu olarak kabul edilir ve TCK m. 43 ile ceza artırımı yoluna gidilmez. Ancak, eğer failin eylemleri birden fazla mağdura yönelikse, bu durumda mağdur sayısınca ayrı ayrı fuhuş suçu oluşacağı kabul edilmektedir.