6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi uyarınca, hâkimin çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği belirtilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/14163 E., 2016/8994 K. sayılı kararında, elektrik faturası alacağına ilişkin kısmi davada, bilirkişi raporunun 'açık, anlaşılır ve Yargıtay denetimine de elverişli' olmamasının hüküm kurulması açısından neden yeterli görülmediği açıklanmıştır? Bu durum, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilmesi için taşıması gereken temel nitelikleri ve hâkimin bilirkişi raporuna bağlılık ilkesi bağlamında nasıl bir değerlendirme gerektirmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107401

HMK m. 266, özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi incelemesine başvurulmasını öngörür. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/14163 E., 2016/8994 K. sayılı kararı, bilirkişi raporunun 'açık, anlaşılır ve Yargıtay denetimine de elverişli' olmamasının hüküm kurulması açısından yeterli görülmediğini belirtmiştir. Kararda, bilirkişi raporunun hesaplamaya ilişkin ayrıntılara yer vermediği ve bu haliyle denetime elverişli olmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun hükme esas alınabilmesi için taşıması gereken temel nitelikler şunlardır: 1. **Açıklık ve Anlaşılırlık**: Rapor, uyuşmazlığa konu teknik hususları, konunun uzmanı olmayan bir hâkimin dahi anlayabileceği netlikte ve açıkça ifade etmelidir. 2. **Gerekçelendirme**: Varılan sonuçlar, somut verilere ve bilimsel/teknik ilkelere dayalı olarak gerekçelendirilmelidir. Hesaplamalar, yöntemler ve dayanaklar şeffaf bir şekilde sunulmalıdır. 3. **Denetime Elverişlilik**: Raporun içeriği, üst yargı organlarının (Yargıtay) raporun doğruluğunu ve mantığını kontrol edebilmesine imkan tanımalıdır. Eksik veya çelişkili bilgiler, denetimi imkansız kılar. Bu durum, hâkimin bilirkişi raporuna 'mutlak bağlılık' ilkesiyle hareket etmediğini göstermektedir. HMK m. 281'e göre, hâkim bilirkişi raporunu yeterli görmediğinde ek rapor isteyebilir, başka bilirkişiler görevlendirebilir veya gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeniden inceleme yaptırabilir. Yani, hâkim bilirkişinin teknik bilgisine başvurmakla birlikte, raporun içeriğini eleştirel bir gözle değerlendirme ve yargılamayı yönlendirme yetkisine sahiptir. Yetersiz bir raporun hükme esas alınması, maddi gerçeğe ulaşmayı engeller ve usuli bir hata teşkil eder, bu da bozma nedenidir.