Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 154/2 uyarınca bir davanın açılması hâlinde zamanaşımı kesilirken, TBK m. 156/1'e göre kesilen zamanaşımı, kesilme tarihinden başlayarak yeniden işler. HMK'da kısmi dava ve belirsiz alacak davası arasındaki farklar zamanaşımı açısından önem arz etmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/853 E., 2020/907 K. sayılı kararı ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2019/2186 E., 2021/1209 K. sayılı kararı bu farkları nasıl ortaya koymaktadır? Özellikle, kısmi davada zamanaşımının sadece dava edilen kısım için kesilmesi ile belirsiz alacak davasında ilk dava tarihi itibarıyla zamanaşımının tüm alacak için kesilmesi arasındaki hukuki sonuç farkını açıklayınız.
TBK m. 154/2 ve 156/1, davanın zamanaşımını kesme ve yeniden başlatma etkisini düzenler. HMK'da kısmi dava ve belirsiz alacak davası, zamanaşımı açısından farklı hukuki sonuçlar doğurur: 1. **Kısmi Dava (HMK m. 109)**: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/853 E., 2020/907 K. sayılı kararı (ve 4. Hukuk Dairesi'nin 2019/2186 E., 2021/1209 K. sayılı kararı) açıkça belirtir ki, 'kısmi davada zamanaşımı, yalnızca dava edilen kısım için kesilir.' Yani, dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar dışındaki 'saklı tutulan' veya 'henüz açılmayan' bakiye alacak bölümü için zamanaşımı işlemeye devam eder. Eğer davacı bu bakiye kısmı için ıslah yoluna gitmek isterse, ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımı kesilir ve davalı, ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı def'i ileri sürebilir (9. HD 2021/6422 K.). Bu durum, davacının zamanaşımı sürelerine dikkat etmesini gerektirir. 2. **Belirsiz Alacak Davası (HMK m. 107)**: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2019/2186 E., 2021/1209 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, belirsiz alacak davasında ise 'ilk dava tarihinde zamanaşımının kesileceği' kabul edilmiştir. Maddenin gerekçesinde de bu husus vurgulanmıştır. Dolayısıyla, belirsiz alacak davasında, davanın açıldığı anda alacağın miktarı tam olarak belirlenemese dahi, davacı dava dilekçesinde hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktarı veya değeri belirtmekle, tüm alacak için zamanaşımını kesmiş olur. Daha sonra tahkikat sonucunda alacağın miktarı belirlendiğinde, davacı 'iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın' talebini artırabilir ve bu artırılan kısım için de zamanaşımı ilk dava tarihi itibarıyla kesilmiş kabul edilir. **Hukuki Sonuç Farkı**: Kısmi davada, dava edilmeyen kısım için zamanaşımı devam ederken, belirsiz alacak davasında tüm alacak için zamanaşımı ilk dava tarihinde kesilir. Bu, belirsiz alacak davasının davacıya zamanaşımı riski açısından daha büyük bir güvence sağladığını göstermektedir, zira davacının alacağın tam miktarını baştan belirleyememe durumunda dahi hak kaybı yaşamasının önüne geçilmiştir.