Danıştay 14. Daire'nin 2011/13742 E., 2011/796 K. sayılı kararında, Gebze - Orhangazi - İzmir Otoyolu projesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına gerek bulunmadığına ilişkin işlem ile Yönetmelik değişikliğinin iptali istemiyle Balıkesir Barosu Başkanlığı tarafından açılan davada, Baronun neden 'ehliyet' yönünden dava açma hakkının bulunmadığına karar verilmiştir? Bu kararda, Baroların 'hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak' görevinin, çevresel konularda dava açma ehliyeti açısından nasıl sınırlandırıldığı açıklanmıştır?
Danıştay 14. Daire'nin 2011/13742 E., 2011/796 K. sayılı kararı, Balıkesir Barosu Başkanlığı'nın ÇED muafiyet işlem ve Yönetmelik değişikliğinin iptali davasında 'ehliyet' yönünden dava açma hakkının bulunmadığına hükmetmiştir. Karar, Baroların hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunma görevini, 'avukatlık mesleğinin geliştirilmesi çerçevesinde' değerlendirmiştir. Anayasa m. 135 ve Avukatlık Kanunu m. 76'da Baroların bu görevleri bulunmakla birlikte, karar, Baronun 'avukatlık mesleğini ilgilendirmeyen ve avukatların ortak menfaatlerini koruma amacı dışında kalan işlemleri' dava konusu etmesi durumunda sübjektif ehliyet koşulunun bulunmadığını belirtmiştir. Kararda, çevre sorunları gibi konularda Danıştay'ın daha geniş bir yorumla yörede ikamet eden vatandaşların dava açma ehliyetini kabul ettiği belirtilse de, bu durumun Anayasa m. 56'daki 'sağlıklı ve dengeli çevrede yaşama hakkı'na dayanması nedeniyle Barolar için emsal oluşturmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca, diğer kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının (örn. odalar) kuruluş kanunlarında görev alanlarıyla ilgili konularda dava açmalarına olanak veren özel düzenlemelerin bulunması, Barolar mevzuatında böyle bir düzenlemenin olmaması da gerekçe olarak gösterilmiştir. Sonuç olarak, karar, Baroların genel olarak hukukun üstünlüğünü savunma görevlerinin, çevresel konularda doğrudan 'meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin' etkilenmediği durumlarda dava açma ehliyeti vermediğini belirtmiştir. Baroların 'avukatların ortak ihtiyaçları' ve 'meslek disiplini ve ahlakı' gibi daha doğrudan mesleki alanlarla sınırlı bir menfaat ilişkisi içinde dava açabileceği yorumlanmıştır.