Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında işledikleri dolandırıcılık, nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2022/9260 E., 2023/3351 K. sayılı kararında bu nitelikli halin oluşumu için aranan 'tacir olma veya şirket yetkilisi/temsilcisi olma' şartı ile 'eylemin ticari faaliyet sırasında işlenmiş olması' şartı nasıl yorumlanmıştır? Kararda, sanıkların ticari defter kayıtları ve sicil araştırmasının bu şartların belirlenmesindeki önemi nedir?
TCK m. 158/1-h bendinde, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında işledikleri dolandırıcılık nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2022/9260 E., 2023/3351 K. sayılı kararı, bu nitelikli halin oluşumu için iki temel şartın varlığını aramıştır: 1. **Failin Statüsü**: Failin tacir olması veya bir şirketin yöneticisi ya da şirket adına hareket etmeye yetkili temsilcisi/müdürü olması. Karar, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 12. maddesindeki tacir tanımına atıf yaparak, bir ticari işletmeyi kendi adına işleten kişinin tacir olduğunu, ticari işletme açmış gibi işlem yapanların da iyi niyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu tutulacağını belirtmiştir. 2. **Eylemin Bağlamı**: Aldatıcı eylemin, failin 'ticari faaliyetleri sırasında' ve 'yine bu faaliyetle ilgili olarak üçüncü kişilere karşı' gerçekleştirilmiş olması. Kararda, katılan şirketin sanığın sahibi olduğu firmaya mal satışı karşılığında senet alınması olayında, eylemin nitelikli hal kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için eksik incelemeler olduğu tespit edilmiştir. Mahkemenin, 'Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak firmanın sicilde kayıtlı olup olmadığı, bu haliyle sanıkların bu firmanın yetkilisi/temsilcisi olup olmadığının sorulması, sanıkların suç tarihi öncesinde firma adına hareket edip etmediğinin araştırılması' gibi ticari defter kayıtları ve sicil araştırması yapılmasını zorunlu kılmıştır. Bu araştırmalar, failin TTK'ya göre tacir sıfatını taşıyıp taşımadığını veya şirket adına hareket edip etmediğini kesin olarak belirlemek ve eylemin ticari faaliyet kapsamında olup olmadığını tespit etmek açısından hayati öneme sahiptir. Eğer bu şartlar oluşmazsa, eylemin uzlaşmaya tabi basit dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği de kararda belirtilmiştir.