TCK m. 158/1-f bendinde 'bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle' dolandırıcılık nitelikli hali düzenlenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/230 E., 2015/377 K. ve 2020/367 E., 2022/308 K. sayılı kararlarında, çekin hukuki niteliği ve bankanın maddi varlıklarından sayılması bağlamında, yasal unsurları eksik veya tamamen sahte bir çekin bu nitelikli halin oluşumunda nasıl değerlendirildiği tartışılmıştır. Bu kararlar, çekin 'bankanın maddi varlığı' olduğu yorumunun, unsurlarındaki eksiklik veya sahteliğe rağmen neden bu nitelikli hale yol açtığını nasıl temellendirmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107375

TCK m. 158/1-f, bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığı nitelikli hal sayar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/230 E., 2015/377 K. ve 2020/367 E., 2022/308 K. sayılı kararları, çekin bankanın maddi varlıklarından olduğu ve dolandırıcılık suçunda hile unsuru olarak kullanılması halinde bu nitelikli halin oluşacağını kabul etmiştir. Özellikle yasal unsurları eksik (örn. keşide yeri olmayan) veya tamamen sahte bir çekin bu nitelikli hali oluşturup oluşturmayacağı hususunda, kararlar şu temellendirmeyi yapmıştır: Çekin hile unsuru olarak kullanılmasının daha ağır bir cezayı gerektirmesinin nedeni mağdura bakan yönüdür. Yasal unsurları eksik ya da tümden sahte oluşturulmuş bir çek kullanılarak işlenen dolandırıcılık suçlarında da, bankanın bir maddi varlığı veya böyle bir maddi varlığın bulunduğu algısı hile olarak kullanılmakta, mağdur 'çek'e güvendiği için daha kolay aldatılmaktadır. Kaldı ki çekin unsurlarının eksik olması bankanın maddi varlığı olduğu olgusunu da değiştirmemektedir. Bu nedenle, 'iğfal kabiliyetini haiz olması şartıyla' çekin tümden sahte olarak oluşturulmuş olması veya unsurlarının eksik olmasının suçun bu nitelikli halinin oluşumu bakımından bir önemi bulunmamaktadır. Ancak, 2020/367 E., 2022/308 K. sayılı kararda, eğer çekin 'aldatma kabiliyeti bulunmuyorsa' (somut olayda mahkeme gözlemi ve bilirkişi raporuna göre çekin aldatma kabiliyetinin bulunmadığı tespit edilmiş) ve dolayısıyla katılanda 'böyle bir maddi varlığın bulunduğu algısının oluştuğundan söz edilemiyorsa', nitelikli dolandırıcılık değil, basit dolandırıcılık suçu oluşacağı belirtilmiştir. Bu, aldatma kabiliyetinin, hilenin nitelikli hale dönüşmesindeki kritik eşik olduğunu gösterir.