TCK m. 158/1-d'de düzenlenen 'kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık' suçunun oluşabilmesi için, bu kurum veya tüzel kişiliklerin sadece isminin kullanılması yeterli olmayıp, bunlara ait maddi bir varlığın veya bu tüzel kişiliklerle bağ kurulmasını sağlayan somut başka olguların kullanılması gerektiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/598 E., 2017/31 K. sayılı kararında belirtilmiştir. Bu kararda, sanığın kendisini hastane görevlisi olarak tanıtıp hastane odası telefonundan arama yapmasının ve 'hasta hakları bölümünde çalıştığını' beyan etmesinin bu nitelikli hali oluşturup oluşturmadığı nasıl değerlendirilmiştir? Ayrıca, sanığın sadece kimlik fotokopisi kullanarak hat çıkarmasının 'kamu kurumu aracı kılma' nitelikli halini nasıl etkilediği, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/21084 K. sayılı kararında nasıl açıklanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107374

TCK m. 158/1-d'deki nitelikli dolandırıcılık, sayılan kurum/tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılmasıyla işlenir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/598 E., 2017/31 K. sayılı kararı, sadece ismin kullanılmasının yetersiz olduğunu, 'maddi varlık veya bağ kurulmasını sağlayan somut olguların' (kimlik belgesi, basılı evrak, makbuz, taşıt vb.) kullanılmasını aramıştır. Somut olayda sanık, hastane odası telefonundan arama yapmış ve 'hasta hakları bölümünde çalıştığını' beyan etmiştir. Karar, bu beyan dışında sanığın kuruma ait 'maddi bir varlığı veya kurumla bağ kurulmasını sağlayan somut başka olguları (herhangi bir kıyafet, belge, kimlik v.s.) kullandığına ilişkin delil bulunmadığından', TCK m. 158/1-d'deki nitelikli halin oluşmadığına hükmetmiştir. Sadece sözlü beyanla sahte bir sıfat edinme, kurumun araç olarak kullanılması için yeterli görülmemiştir. Öte yandan, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/21084 K. sayılı kararı, sanığın katılanın nüfus cüzdanı fotokopisiyle hat çıkartması eylemini incelemiştir. Kararda, 'kamu kurumu niteliğinde olan nüfus müdürlüğünün maddi varlıklarından olan nüfus cüzdanı fotokopisi kullanarak' eylemi gerçekleştirdiğinden, TCK m. 158/1-d'de düzenlenen 'kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık' suçunun oluştuğuna hükmedilmiştir. Bu iki karar arasındaki fark, birinde sadece sözlü beyanın, diğerinde ise kamu kurumuna ait somut bir maddi varlığın (nüfus cüzdanı fotokopisi) kullanılmasıyla ilgili yoruma dayanır. Maddi varlığın kullanılması, hilenin daha 'yoğun ve ustaca' olduğu ve mağdurun güvenini daha fazla istismar ettiği kabul edilmiştir.