6100 sayılı HMK'nın 109. maddesi gereğince açılan kısmi davada, dava edilmeyen alacak kesimi için zamanaşımının nasıl işlediği önemli bir tartışma konusudur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/2757 E., 2021/545 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, 'kısmi dava açılması hâlinde zamanaşımı yalnız alacağın kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesilir.' Bu ilke, davacının bakiye alacağı için sonradan ıslah yoluna başvurmak istemesi durumunda zamanaşımı def'i ile karşılaşmamak adına ne gibi bir özen göstermesini gerektirir?
6100 sayılı HMK'nın 109. maddesi kısmi davayı düzenlerken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/2757 E., 2021/545 K. sayılı kararı, kısmi davada dava edilmeyen alacak kesimi için zamanaşımının nasıl işlediğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Karara göre, 'kısmi dava açılması hâlinde zamanaşımı yalnız alacağın kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesilir.' Bu, kısmi davada saklı tutulan alacak bölümü için zamanaşımının işlemeye devam ettiği anlamına gelir. Bu ilke, davacının bakiye alacağı için sonradan ıslah yoluna başvurmak istemesi durumunda zamanaşımı def'i ile karşılaşmamak adına büyük bir özen göstermesini gerektirir. Davacı, ıslah yoluyla artırmak istediği bakiye talebinin zamanaşımına uğramış olup olmadığını dikkate almalıdır. Zira ıslah, dava dilekçesi ile talep edilen kısım yönünden dava tarihi itibarıyla zamanaşımını keserken, ıslah dilekçesi ile talep edilen miktarlar yönünden ancak ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımını kesintiye uğratır. Dolayısıyla, davalı, ıslaha konu edilen kısım için ıslah dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde zamanaşımı def'inde bulunabilir. Eğer davacı bu süreleri gözden kaçırır ve zamanaşımı süresi dolduktan sonra ıslah talebinde bulunursa, davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'i geçerli olacak ve bakiye alacak talebi sonuçsuz kalabilecektir (9. HD 2021/6422 K. ve HGK 2016/332 K. - karşı oy). Bu nedenle, davacının bakiye alacak talebini zamanaşımı süresi içinde ıslah etmesi veya ek dava açması esastır.