6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 109/1'de 'Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir' hükmü yer almaktadır. HMK m. 109 Gerekçesi'nde belirtildiği üzere, 'alacağın tamamı aynı hukukî ilişkiden doğup, şimdilik sadece bir kesimi dava ediliyorsa' kısmi davadan söz edileceği ifade edilmiştir. Bu düzenleme, davacının hukuki yararı açısından ne gibi avantajlar sunar ve kısmi davada 'fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması' kavramı nasıl bir güvence sağlamaktadır?
HMK m. 109/1, talep konusunun bölünebilir nitelikte olması halinde, alacağın sadece bir kısmının dava yoluyla ileri sürülebileceğini belirtir. HMK m. 109 Gerekçesi'ne göre, bu durum 'alacağın tamamı aynı hukukî ilişkiden doğup, şimdilik sadece bir kesimi dava ediliyorsa' kısmi dava olarak nitelendirilir. Bu düzenleme, davacıya hukuki yarar açısından çeşitli avantajlar sunar: 1. **Yargılama Riskinin Azaltılması**: Kısmi dava açan davacı, dava konusu yaptığı kısım için yargılama giderlerine katlanır ve harç öder. Bu durum, özellikle alacağın tam miktarının ispatının zor olduğu durumlarda davacının başlangıçtaki maliyet ve riskini azaltır (HGK 2016/2757 K.). 2. **Uyuşmazlığın Daha Hızlı ve Ekonomik Çözümü**: Kısmi davada verilen hükme göre, geri kalan kısım bakımından mahkeme dışı sulhun veya arabuluculuğun söz konusu olabilmesi, uyuşmazlığın daha basit, daha kolay ve daha ucuz bir şekilde sona erdirilmesine imkan tanır (Pekcanıtez, s. 990, HGK 2016/2757 K.). 3. **Fazlaya İlişkin Hakların Saklı Tutulması**: HMK m. 109/3 açıkça belirtir ki, 'Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.' Bu ifade, dava dilekçesinde 'fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması' veya 'alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum' gibi beyanlarla davacının bakiye alacak kısmı üzerindeki talep hakkını koruduğu anlamına gelir. Bu güvence sayesinde, davacı bakiye alacağı için daha sonra ek dava açabilir veya aynı davada ıslah yoluna gidebilir (HGK 2021/485 K., 9. HD 2021/6281 K.). Böylece, hak kaybı yaşanmadan yargılama sürecine devam etme esnekliği sağlanmış olur.