CMK m. 2/h'de sorgu, 'şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini' ifade ederken, CMK m. 2/g'de ifade alma 'şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesi' olarak tanımlanmıştır. Bu iki kavram arasındaki temel yetkili merci ve muhakeme evresi farkları nelerdir? Bu farklılıklar, şüpheli/sanığın hakları açısından ne gibi sonuçlar doğurur?
CMK m. 2/g ve 2/h, 'ifade alma' ve 'sorgu' kavramlarını yetkili merciler ve muhakeme evreleri açısından net bir şekilde ayırmaktadır. Temel farklar şunlardır: 1. **Yetkili Merci Farkı**: İfade alma işlemi kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından yapılırken, sorgu işlemi yalnızca hâkim veya mahkeme tarafından gerçekleştirilir. 2. **Muhakeme Evresi Farkı**: İfade alma sadece soruşturma evresine özgü bir işlemken, sorgu hem soruşturma (Sulh Ceza Hâkimi tarafından) hem de kovuşturma (mahkeme tarafından) evrelerinde yapılabilir. Bu farklılıklar, şüpheli/sanığın hakları açısından önemli sonuçlar doğurur. Özellikle, hâkim veya mahkeme huzurunda yapılan sorgu, adil yargılanma hakkının temel güvencelerinden biri olup, şüpheli/sanığın daha kapsamlı yasal güvenceler altında (örneğin daha sıkı müdafi bulundurma koşulları, doğrudanlık ilkesi) dinlenmesini sağlar. Kolluk veya savcı önündeki ifade alma ise soruşturma aşamasında delil toplama amacına hizmet ederken, sorgu yargılama makamının maddi gerçeğe ulaşma ve hüküm kurma sürecinin önemli bir aşamasıdır.