CMK m. 2/b'de sanık, kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişi olarak tanımlanmıştır. CMK m. 2 Gerekçesi'nde, eski usulde 'son soruşturmanın açılması kararı' ile failin 'ceza davalısı' sıfatını almasına karşılık, yeni Kanun'da 'iddianamenin kabulü' ile sanık sıfatının kazanılmasının ardındaki sistematik ve yeknesak terim kullanımı amacı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107358

CMK m. 2/b'de sanık sıfatı, kovuşturmanın başlamasından yani iddianamenin kabulüyle birlikte kazanılmaktadır. CMK m. 2 Gerekçesi'ne göre, yürürlükten kalkan Kanun'daki 'son soruşturmanın açılması kararı' yerine, Tasarı'da 'iddianamenin reddi' kurumunun kabul edilmiş olması nedeniyle, iddianamenin kabulüne karar verilmesinden sonra, süreçte yeknesak bir terim olarak 'sanık' terimi benimsenmiştir. Bu sistematik yaklaşım, soruşturma evresinde hakkında suç şüphesiyle adli işlem yapılan kişilere 'şüpheli', kamu davasının açılmasından ve iddianamenin kabulüne karar verilmesinden sonra ise 'sanık' denilmesiyle, ceza muhakemesinin evreleri arasındaki ayrımı netleştirmekte ve terim karmaşasını önlemektedir. Böylece, muhakeme sürecindeki bireyin statüsü ve bu statüye bağlı hakları, ilgili evrenin başlangıç anına göre kesin olarak belirlenmektedir.