5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 2/a'da tanımlanan 'şüpheli' sıfatının kazanılması için suç şüphesinin 'somut fiilî olgularla desteklenmesi' gerektiği belirtilmektedir. Bu bağlamda, CMK m. 2 Gerekçesi'ndeki 'basit şüphe-kuvvetli şüphe' ayrımının insan hakları açısından taşıdığı önem ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) 6. maddesine ilişkin içtihadı dikkate alınarak, hakkında soruşturma yapılan kişinin 'şüpheli' olarak nitelendirilmesinin temel saiki nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107357

CMK m. 2/a'da şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişi olarak tanımlanmıştır. CMK m. 2 Gerekçesi'ne göre, önceki Kanun'un aksine, 'basit şüphe-kuvvetli şüphe' ayrımından vazgeçilerek, hakkında soruşturma yapılan her kişinin 'şüpheli' olarak nitelendirilmesi benimsenmiştir. Bunun temel saiki, insan hakları açısından taşıdığı önem ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesine ilişkin AİHM içtihadının değerlendirilmesidir. AİHM, adil yargılanma hakkının güvencelerinin, hakkında 'suç isnadı' bulunan herkes için geçerli olduğunu kabul etmektedir. Bu bağlamda, basit şüphe dahi olsa, kişinin şüpheli statüsüne alınması, ona adil yargılanma hakkı kapsamındaki güvencelerin (örneğin savunma hakkı, müdafi yardımından yararlanma hakkı) sağlanmasını gerektirir. Böylece, şüpheliye tanınan hakların kapsamı genişletilerek, insan hakları standartlarına uygun bir koruma sağlanması hedeflenmiştir.