6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Geçici 3. maddesi, usul hükümlerinin 'tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır' ilkesini benimsemiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/6270 E., 2016/3970 K. sayılı kararında, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) yürürlükte iken kısmi dava olarak açılan bir davada, HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra HMK m. 109 hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı sorunu nasıl çözümlenmiştir? Karar, 'tamamlanmış işlem' ilkesinin bu tür geçiş dönemlerinde taşıdığı önemi nasıl vurgulamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107354

HMK Geçici 3. maddesi, usul hükümlerinin 'tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır' ilkesini getirmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/6270 E., 2016/3970 K. sayılı kararı, bu ilkenin kısmi dava açısından nasıl uygulanacağını incelemiştir. Davacı, HUMK yürürlükte iken, muhafaza edilen araçların ödenmeyen ücretlerinin tahsili istemiyle bir kısmi dava açmıştır. HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra, yerel mahkeme HMK m. 150/5 gereğince (harç eksikliği nedeniyle) davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Yargıtay, bu kararı bozmuştur. Bozma gerekçesi, 'Dava, muhafaza edilen araçların ödenmeyen ücretlerinin tahsili istemine dair olup, 1086 Sayılı (HUMK) yürürlükte iken, kısmi dava olarak açılmıştır. Bu durumda, somut olayda 6100 Sayılı HMK’nın 109. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığına göre, uyuşmazlığın kısmi dava olarak görülerek, işin esası hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalı olup, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.' ifadesiyle, 'tamamlanmış işlem' ilkesine dayanır. Karar, dava açma işleminin (dava dilekçesinin mahkemeye verilmesi ve harçların yatırılmasıyla) HUMK döneminde tamamlandığını ve dolayısıyla bu işlemin, HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonraki (HMK m. 109'daki) yeni kısmi dava düzenlemelerinden etkilenmeyeceğini vurgulamaktadır. Yeni usul hükmü, tamamlanmış bir usul işlemini geri dönük olarak etkileyemez. Bu, geçiş dönemlerinde, bir usul işleminin hangi kanuna göre tamamlandığının tespitinin, o işlemin hukuki geçerliliği ve yargılama sürecinin devamı açısından hayati önem taşıdığını göstermektedir. Dolayısıyla, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan kanun hükümleri esas alınarak yargılamaya devam edilmelidir.