2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 2/2'de yer alan 'yerindelik denetimi yasağı' ilkesi, idari yargının idarenin takdir yetkisine müdahalesini engeller. Danıştay 13. Daire'nin 2013/3793 E., 2017/690 K. sayılı kararında, İzmir Adnan Menderes Havalimanı İşletme ihalesine ilişkin yürütmenin durdurulması kararının ardından idare tarafından 'imtiyaz sözleşmesi' düzenlenmesi eylemi incelenmiştir. Mahkeme, idarenin bu eylemini 'yargı kararının uygulanmasını teminen' ve 'yargı kararının gereklerine uygun' bulurken, yerindelik denetimi yasağı ilkesinin bu bağlamdaki rolünü nasıl yorumlamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107350

İYUK m. 2/2'de belirtilen 'yerindelik denetimi yasağı', idari yargının idarenin takdir yetkisine müdahale edemeyeceğini, sadece hukuka uygunluk denetimi yapabileceğini ifade eder. Danıştay 13. Daire'nin 2013/3793 E., 2017/690 K. sayılı kararı, bu ilkenin uygulamasını, İzmir Adnan Menderes Havalimanı İşletme ihalesiyle ilgili bir yürütmenin durdurulması kararının ardından idarenin eylemleri üzerinden incelemiştir. Önceki bir yargı kararında (Dairenin E:2012/2772 sayılı dosyasında) kira sözleşmesinin kamu iktisadi kuruluşu olan DHMİ'nin tekel niteliğindeki hizmetlerini özel hukuka kişilerine gördürülmesinin ancak 'imtiyaz sözleşmesi' ile mümkün olduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir. Bu karar üzerine DHMİ, Danıştay Birinci Dairesi'nden görüş alarak imtiyaz sözleşmesi düzenlemiş ve imzalamıştır. Davada, bu yeni sözleşme işleminin iptali istenmiş, ancak Danıştay 13. Daire, idarenin bu eylemini hukuka uygun bulmuştur. Karar, Anayasa m. 138 ve İYUK m. 28'de yargı kararlarının idare tarafından 'gecikmeksizin' ve 'hiçbir surette değiştirilmeksizin' yerine getirilmesi zorunluluğunu hatırlatarak, idarelerin kararların uygulanıp uygulanmama konusunda takdir yetkisine sahip olmadıklarını, bu alandaki yetkilerinin 'bağlı yetki' niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, idarenin 'yargı kararının uygulanmasını teminen, yürütmenin durdurulması yönünde verilen kararın gereklerini yerine getirilmesi konusunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir' demiştir. Bu bağlamda yerindelik denetimi yasağı, yargının idareden 'şu şekilde yap' veya 'şu kararı al' demesini engellerken, idareyi 'yargı kararının hukuki gereklerine uygun' bir işlem tesis etmeye zorlar. Yani, idare yargı kararının içeriğini değiştiremez, ancak kararın öngördüğü hukuki çerçeve içinde, takdir yetkisi alanında yeni bir işlem tesis edebilir. Mahkeme, idarenin bu yeni işleminin, önceki yargı kararının amacına uygun olup olmadığını (hukuka uygunluk denetimi) incelemiş, ancak idarenin imtiyaz sözleşmesini düzenlemesindeki 'yerindeliğe' karışmamıştır. İdare, yargı kararının getirdiği zorunluluğa uymakla yükümlü olduğu için, bu yeni işlem hukuka uygun kabul edilmiştir.