5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde düzenlenen 'tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında' işlenen nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili olarak, eylemin bu nitelikli hal kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesinde yargılama görevlisi Ağır Ceza Mahkemesi'nin yetki ve görevi ne zaman devreye girer? Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/9223 E., 2016/11008 K. sayılı kararında, sanıkların bir şirketin taşeron işçisi olarak şirket adına hileli eylemde bulunmaları durumunda, görevli mahkemenin neden görevsizlik kararı vermesi gerektiği açıklanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107346

TCK m. 158/1-h, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında işledikleri dolandırıcılığı nitelikli hal olarak düzenler. Bu nitelikli halin söz konusu olduğu durumlarda, suçun daha ağır cezayı gerektirmesi nedeniyle görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi'dir (5235 sayılı Kanun m. 12). Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/9223 E., 2016/11008 K. sayılı kararı, sanıkların bir şirketin (U... Mühendislik) taşeron işçisi olarak çalıştıkları ve şirket yöneticisi ile birlikte Valilik adına hareket ettiklerini söyleyerek bir siteden haksız yakıt çektikleri iddia edilen olayda bu hususu incelemiştir. Kararda, 'şirketin suç tarihinde faaliyette olup olmadığının da sorulup tespit edilerek eylemin temas ettiği TCK’nın 158 /1-h maddesinde düzenlenen şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair delilleri takdir ve tartışmanın Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması' bozma nedeni sayılmıştır. Bu durum, ilk derece mahkemesinin, yargılamanın herhangi bir aşamasında, dosyadaki delillere göre işlenen fiilin vasfının Ağır Ceza Mahkemesi'nin görevine giren bir suça dönüşebileceği yönünde bir kanaate ulaşması halinde, görevsizlik kararı vererek dosyayı yetkili Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermesi gerektiğini gösterir. Bu, görevsizlik hallerinin kamu düzenine ilişkin olması ve mahkemece re'sen gözetilmesi ilkesinin bir yansımasıdır. Mahkemenin görevi, sadece suçun niteliğini değil, aynı zamanda bu niteliğe uygun yargı mercii ve usulünü de doğru belirlemektir.