5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde düzenlenen 'banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla' işlenen dolandırıcılık suçunda adli para cezasının belirlenmesinde TCK 158/1-son maddesindeki özel kural nasıl uygulanır? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2016/1217 E., 2017/3491 K. sayılı kararında, bu kuralın uygulanmasında yapılan hata ve bunun neden bozma nedeni olduğu açıklanmıştır. Bu hata, TCK 61. maddesindeki ceza tayini ilkeleriyle nasıl çelişmektedir?
TCK m. 158/1-j bendindeki nitelikli dolandırıcılık suçunda adli para cezası, TCK m. 158/1-son maddesi uyarınca 'suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.' Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2016/1217 E., 2017/3491 K. sayılı kararı, bu kuralın uygulanmasında yapılan hatayı incelemiştir. Karara göre, adli para cezasının tayininde öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katı belirlenir ve bu miktar, temel gün sayısının alt sınırı olarak kabul edilir. Daha sonra, TCK'nın 61. maddesindeki ceza tayini ilkeleri (suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar, zararın miktarı vb.) ve TCK'nın 43 (zincirleme suç), 62 (takdiri indirim) gibi diğer ilgili maddeler uygulanarak, bu asgari gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapılır. Son olarak, TCK m. 52 uyarınca bir gün karşılığı takdir edilecek miktar (20-100 TL) ile çarpılarak sonuç adli para cezası belirlenir. Kararda yapılan hata, '5237 Sayılı TCK’nın 158/1-j-son maddesine göre temel adli para cezası tayin edilirken aynı Kanun’un 61. maddesi de gözetilerek, belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı takdir edilecek miktar ile çarpılması suretiyle adli para cezasının tayini, bu miktarın suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olması halinde iki katına çıkarılmasından sonra artırım ve indirim nedenlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, doğrudan menfaatin iki katının belirlenmesi' olarak tespit edilmiştir. Yani mahkeme, temel adli para cezasını doğrudan menfaatin iki katı olarak belirlemiş, ancak bu miktarın TCK m. 61'deki ölçütlere göre gün sayısına çevrilmesi ve daha sonra indirim/artırım sebeplerinin uygulanması usulünü atlamıştır. Bu hata, kanun hükmünün yanlış uygulanması nedeniyle bozma nedeni olmuştur. Ancak, Yargıtay bu hatayı CMUK m. 322 uyarınca düzeltilebilir bir hata olarak değerlendirmiş ve hükmü düzelterek onamıştır.