5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde düzenlenen 'kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık' suçunun, sahte nüfus cüzdanı kullanılarak GSM şirketlerinden telefon hattı satın alınması eylemlerinde nasıl uygulanacağı Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2015/4873 E., 2017/3306 K. sayılı kararında incelenmiştir. Bu tür eylemlerde, nüfus cüzdanının 'kamu kurumu olan Nüfus Müdürlüğünün maddi varlığından' sayılması, suçun vasfını nasıl etkilemektedir? Ayrıca, bu kararda özel belgede sahtecilik ve kredi kartını sahte olarak üretme suçları arasındaki vasıf farklılıkları nasıl ele alınmıştır?
TCK m. 158/1-d, kamu kurumunu araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılığı nitelikli hal olarak düzenler. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2015/4873 E., 2017/3306 K. sayılı kararı, sanığın 'kamu kurumu olan Nüfus Müdürlüğünün maddi varlığından nüfus cüzdanını kullanarak' GSM şirketlerinden (Türk Telekom, Vodafone, Turkcell gibi) telefon hattı satın alması eylemlerinde, bu eylemin TCK m. 158/1-d'deki nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Burada, nüfus cüzdanı, devletin (kamu kurumunun) resmiyetini ve güvenilirliğini temsil eden somut bir araç olarak kullanıldığı için hilenin gücü ve aldatma yeteneği artırılmıştır. Basit bir yalanın ötesine geçilerek, kamu kurumuna duyulan güven istismar edilmiştir. Bu nedenle, mahkemenin basit dolandırıcılık (TCK m. 157) suçundan hüküm kurması, suç vasfında hata olarak kabul edilmiştir. Kararda ayrıca, özel belgede sahtecilik ve kredi kartını sahte olarak üretme suçları arasındaki vasıf farklılıkları da ele alınmıştır: * Sanığın 'Mehmet T. adına sahte olarak düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile katılan bankaya müracaat ederek gerçeğe aykırı kredi kartı başvuru formu imzalayıp sahte isimle kredi kartı düzenletmesinden ibaret eyleminin TCK’nın 245/2. maddesi kapsamındaki kredi kartını sahte olarak üretme suçunu oluşturduğu' gözetilmeden, TCK m. 207/1 (özel belgede sahtecilik) uyarınca hüküm kurulması hatalı bulunmuştur. Bu, kredi kartının sahte olarak üretilmesi eyleminin, belgede sahtecilikten daha özel ve ağır bir suç tipi olarak TCK m. 245/2'de düzenlendiğini göstermektedir. Bu kararlar, benzer eylemlerin farklı kanun maddeleri altında farklı vasıflandırmalarla cezalandırılabileceğini ve doğru vasıflandırmanın yapılmasının, sanığın hukuki durumu açısından büyük önem taşıdığını vurgular.