5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde düzenlenen 'kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık' suçunun somut olayda nasıl değerlendirildiği Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2016/5094 E., 2017/6108 K. sayılı kararında incelenmiştir. Sanığın kendi fotoğrafını yapıştırdığı katılana ait nüfus cüzdanı fotokopisini kullanarak bir dernek şubesinden kömür alması eylemi, bu nitelikli hal kapsamında kabul edilirken, bu eylemin neden basit dolandırıcılık (TCK m. 157/1) değil de nitelikli dolandırıcılık olarak vasıflandırıldığı açıklanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107342

TCK m. 158/1-d, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığı nitelikli hal olarak düzenler. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2016/5094 E., 2017/6108 K. sayılı kararı, sanığın kendi fotoğrafını yapıştırdığı katılana ait nüfus cüzdanı fotokopisini kullanarak dernek şubesinden kömür alması eylemini incelemiştir. Karar, bu eylemin nitelikli dolandırıcılık olarak vasıflandırılmasını şu gerekçeye dayandırmıştır: 'Nüfus Müdürlüğü’nün maddi varlıklarından sayılan nüfus cüzdanını kullanması sebebiyle eyleminin, 5237 Sayılı TCK.nun 158/1-d maddesinde düzenlenen 'kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu' kabul edilmiştir. Nüfus cüzdanı, devletin resmi bir belgesi olup, kamu kurumunun (Nüfus Müdürlüğü) güvenilirliğini ve yetkisini temsil eder. Sanık, bu resmi belgeyi (fotokopisini dahi olsa) hile aracı olarak kullanarak, mağdur derneğin (veya dernek temsilcisi) güvenini istismar etmiştir. Bu, basit bir yalanın ötesinde, kamu kurumuna ait somut bir 'araç' kullanılarak yapılan, aldatma gücü daha yüksek bir hileli davranıştır. Dolayısıyla, eylemin kamu kurumuna duyulan güveni sarsması ve bu güveni kullanarak haksız menfaat temin etmesi nedeniyle, basit dolandırıcılık değil, TCK m. 158/1-d'deki nitelikli halin oluştuğu sonucuna varılmıştır. Mahkemenin basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurması, suç vasfında yanılgı olarak değerlendirilmiş ve bozma nedeni sayılmıştır.