5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 158. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde düzenlenen 'bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık' ile aynı fıkranın (g) bendinde düzenlenen 'basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık' suçları arasında nasıl bir hukuki ayrım bulunmaktadır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/867 E., 2017/13 K. sayılı kararında, internet üzerinden dizüstü bilgisayar satışı ilanı vererek para alınması ve malın gönderilmemesi eyleminde her iki nitelikli halin de oluştuğu kabul edilirken, hangi nitelikli halin uygulanması gerektiği nasıl belirlenmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107336

TCK m. 158/1-f, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılmasını, TCK m. 158/1-g ise basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmayı nitelikli dolandırıcılık hali olarak düzenler. TCK'nın 6/1-g maddesine göre 'basın ve yayın yolu ile' deyimi, her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınları kapsar. İnternet, bilişim sistemi olmakla birlikte aynı zamanda bir kitle iletişim aracı olarak da işlev görebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/867 E., 2017/13 K. sayılı kararı, sanığın 'www…….com' adlı internet sitesinde dizüstü bilgisayar satışı ilanı vererek mağduru dolandırması eyleminde, hem bilişim sisteminin (internet sitesi, elektronik iletişim) hem de basın ve yayın aracının (internetin kitle iletişim aracı olarak kullanımı, ilan verme) araç olarak kullanıldığını kabul etmiştir. Bu durumda, suçun işlenmesinde birden fazla nitelikli halin bir arada gerçekleştiği kabul edilmiştir. Karar, bu tür bir durumda (birden fazla nitelikli halin bir fiilde birleşmesi durumunda) TCK'nın 42. maddesindeki bileşik suç kurallarının uygulanmadığı durumlarda, ceza hukukunun genel ilkesi uyarınca 'suçun daha ağır cezayı içeren nitelikli hali'nin uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Dolayısıyla, somut olayda 'bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık' suçunun, 'basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık' suçundan daha ağır cezayı öngören nitelikli hal olması nedeniyle, sanık hakkında TCK m. 158/1-f'den hüküm kurulması gerektiğine karar verilmiştir. Bu, eylemin tek, ancak birden fazla nitelikli unsurun gerçekleştiği hallerde, suçun tekliği ilkesi gereğince en ağır yaptırımı gerektiren nitelikli halden cezalandırma prensibini yansıtır.