Bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, arsa sahibi kendisine düşecek daireyi üçüncü bir kişiye satmıştır. Yüklenicinin inşaatı zamanında teslim etmemesi üzerine, daireyi satın alan bu üçüncü kişi, gecikme tazminatı talebiyle doğrudan yükleniciye dava açabilir mi? Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/10191 E. sayılı kararına göre bu davanın açılabilmesi için hangi hukuki işlemin varlığı aranır?
Hayır, daireyi satın alan üçüncü kişi, kural olarak doğrudan yükleniciye dava açamaz. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/10191 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bunun için 'alacağın temliki' sözleşmesinin varlığı aranır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, arsa sahibi ile yüklenici arasında kişisel haklar doğuran bir sözleşmedir. Gecikme tazminatı gibi talepler, bu sözleşmeden doğan kişisel bir haktır ve bu hakkın sahibi arsa sahibidir. Arsa sahibinin, dairenin mülkiyetini üçüncü bir kişiye devretmesi, sözleşmeden doğan kişisel haklarını (tazminat isteme hakkı gibi) da devrettiği anlamına gelmez. Üçüncü kişinin yükleniciye karşı bu hakkı ileri sürebilmesi için, arsa sahibinin bu alacak hakkını, Türk Borçlar Kanunu'nun 183. ve devamı maddeleri uyarınca, yazılı bir 'alacağın temliki' sözleşmesi ile kendisine devretmiş olması gerekir. Böyle bir temlik sözleşmesi olmadan, üçüncü kişinin dava açma sıfatı (aktif husumet ehliyeti) bulunmaz ve dava bu nedenle reddedilir.