Sanık, kendisini bir bankanın kredi departmanı çalışanı olarak tanıtarak ve sahte kimlik göstererek, 'kredi notunuzu yükselteceğiz' vaadiyle mağdurdan kişisel bilgilerini ve bir miktar parayı almıştır. Bu eylemin TCK m. 158/1-l kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu açıktır. Bu fıkradaki cezanın, aynı kanunun 158/1-a (dini inanç ve duyguların istismarı) bendine göre daha ağır olmasının yasal sebebi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107334

Bu fıkradaki cezanın daha ağır olmasının yasal sebebi, TCK m. 158/1'in son cümlesinde yer alan özel ağırlaştırıcı hükümdür. Bu cümleye göre, '(e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz'. TCK m. 158/1-a'da düzenlenen dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçu için ise böyle bir özel ağırlaştırma öngörülmemiştir; bu bent için ceza, fıkranın genel aralığı olan 'üç yıldan on yıla kadar hapis' olarak belirlenmiştir. Kanun koyucu, banka, sigorta, kamu kurumu gibi kurumsal yapıların veya bilişim sistemlerinin kullanıldığı dolandırıcılık eylemlerinin, toplumdaki güveni daha derinden sarsması, daha organize ve planlı olması ve mağdurların savunma mekanizmalarını daha kolayca aşması nedeniyle daha tehlikeli olduğunu kabul etmiş ve bu bentler için özel olarak daha ağır bir yaptırım (özellikle cezanın alt sınırını yükselterek) öngörmüştür. Fark, kanun koyucunun bu suç tiplerine atfettiği haksızlık içeriğinin derecesinden kaynaklanmaktadır.