Bir davada, davacı vekilinin verdiği ıslah dilekçesi, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/11127 E. sayılı kararında 'özensiz şekilde hazırlanmış' olarak nitelendirilmiş ve davacının hangi davalıdan ne kadar talep ettiği açıkça belirtilmemiştir. Davacı vekilinin daha sonra bu durumu açıklayan bir dilekçe vermesi 'ikinci ıslah' sayılır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107332

Hayır, bu durum 'ikinci ıslah' sayılmaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/11127 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, davacının verdiği ikinci dilekçe, ilk ıslah dilekçesindeki belirsizliği gidermeye ve talepleri 'açıklamaya' yönelik bir dilekçedir. HMK m. 176, aynı davada sadece bir kez ıslah yapılabileceğini öngörür. Ancak bu kural, ilk ıslahın kapsamını değiştirmeyen veya yeni bir talep eklemeyen, sadece mevcut talebi açıklığa kavuşturan beyanları engellemez. Bu durum, HMK m. 31'de düzenlenen 'hâkimin davayı aydınlatma ödevi' kapsamında değerlendirilmelidir. Mahkeme, belirsiz veya çelişkili bir taleple karşılaştığında, taraflardan bu konuda açıklama yapmasını isteyebilir. Tarafın bu açıklamayı yapması, yeni bir usul işlemi veya ikinci bir ıslah değil, mevcut usul işleminin tamamlanması ve anlaşılır hale getirilmesidir. Kararda da, bu açıklayıcı dilekçenin ikinci ıslah dilekçesi mahiyetinde olmadığı ve davalıların sorumluluğunu artırıcı bir nitelik taşımadığı vurgulanmıştır.