Bir sanık hakkında hem basit dolandırıcılık (TCK m. 157) hem de bu suçun işleniş şekli nedeniyle TCK m. 158'deki bir veya birkaç nitelikli halin varlığı iddiasıyla dava açılmıştır. Mahkeme, sanığın eyleminin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna karar verirse, nitelikli haller yönünden ayrıca bir beraat kararı vermesi gerekir mi?
Hayır, ayrıca bir beraat kararı vermesi gerekmez. Sanığın eylemi tektir. Mahkeme, bu tek eylemin hukuki vasıflandırmasını yapar. Eğer mahkeme, eylemin TCK m. 157'deki basit dolandırıcılık suçunun unsurlarını taşıdığına, ancak TCK m. 158'deki nitelikli hallerin (örneğin, hilenin dini inançları istismar edecek veya bilişim sistemini kullanacak nitelikte olmadığına) unsurlarının oluşmadığına kanaat getirirse, sanığı TCK m. 157'den cezalandırır. Bu karar, zımnen (örtülü olarak) eylemin nitelikli hal oluşturmadığını da içerir. CMK m. 223 uyarınca, her suç için ayrı bir hüküm kurulması esastır. Ancak burada iki ayrı suç değil, tek bir suçun (dolandırıcılık) basit ve nitelikli halleri söz konusudur. Mahkeme, eylemi basit halden mahkum ettiğinde, bu karar nitelikli halin unsurlarının oluşmadığı tespitini de kapsar. Dolayısıyla, 'TCK m. 157'den mahkumiyetine, TCK m. 158'den beraatine' şeklinde bir hüküm kurulması usulen doğru değildir. Gerekçeli kararda nitelikli halin neden oluşmadığı açıklanır ve sadece TCK m. 157'den mahkumiyet hükmü kurulur.