Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2016/9764 E. sayılı kararında, İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca bir şirketin yetki belgesinin askıya alınmasına ilişkin Bakanlık işlemine karşı açılan iptal davasında, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsiz olduğuna karar verilmiştir. Bu tür bir uyuşmazlığın çözüm yeri neden idari yargıdır?
Bu uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargıdır, çünkü dava konusu işlem tipik bir 'idari işlemdir'. Yargıtay kararındaki olayda, davalı Bakanlık, davacı şirketin mevzuata (yönetmeliğe) aykırı davrandığı gerekçesiyle, kamu gücüne dayanarak ve tek taraflı iradesiyle davacının bir yetkisini (yetki belgesini) askıya almıştır. Bu, idarenin denetim yetkisi kapsamında tesis ettiği, davacının hukuki durumunda değişiklik yaratan, icrai ve kesin bir işlemdir. Davacı da bu işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek 'iptalini' istemektedir. İYUK m. 2/1-a'ya göre, idari işlemlerin hukuka aykırılığı iddiasıyla açılan iptal davalarına bakma görevi idare mahkemelerine aittir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki bir özel hukuk sözleşmesinden veya haksız fiilden değil, doğrudan idarenin kamu gücünü kullanarak yaptığı bir düzenleyici ve cezalandırıcı işlemden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, adli yargının (asliye hukuk mahkemesi) görev alanına girmez ve mahkemenin yargı yolu bakımından görevsizlik kararı vermesi gerekir.