CMK m. 2/1-j'de tanımlanan suçüstü hali, kolluğa CMK m. 116 ve 119'da düzenlenen adli arama için aranan 'hâkim kararı' veya 'gecikmesinde sakınca bulunan halde C. savcısının yazılı emri' koşullarından bir istisna tanır mı?
Bu konu, doktrin ve Yargıtay içtihatlarında tartışmalı olmakla birlikte, Yargıtay'ın özellikle son yıllardaki yerleşik uygulamasına göre 'suçüstü' hali, tek başına adli arama için aranan yargısal karar veya emir koşuluna bir istisna oluşturmaz. Suçüstü hali, CMK m. 90 uyarınca kişiye yakalama yetkisi verir. Yakalanan kişinin kaçmasını ve zarar vermesini önlemek için PVSK m. 4/A ve CMK m. 90/4 kapsamında 'kaba üst araması' (yoklama) yapılabilir. Ancak bu, delil elde etme amaçlı bir 'adli arama' değildir. Adli arama, Anayasa m. 20 ve CMK m. 116, 119 ile sıkı kurallara bağlanmıştır ve kural olarak hâkim kararı gerektirir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/139 K. sayılı kararının karşı oylarında da vurgulandığı gibi, suçüstü halinin varlığı, arama kararı veya emri olmaksızın arama yapma yetkisi vermez. Kolluk, suçüstü halinde faili yakaladıktan ve güvenlik tedbirlerini aldıktan sonra, delil elde etmek için arama yapması gerekiyorsa, durumu derhal C. savcısına bildirerek CMK m. 119'daki usule göre arama emri veya kararı almalıdır. Bu usule uyulmadan yapılan arama hukuka aykırıdır.