Sanık, sahte belgeler kullanarak Sosyal Güvenlik Kurumu'nu (SGK) aldatmış ve kurumdan kendisine fiilen ödeme yapılmasını sağlamıştır. Bu eylem TCK m. 158/1-e (Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak) kapsamında mıdır, yoksa fiili bir ödeme yapıldığı için kurumun zararı kesinleştiğinden basit dolandırıcılık mı sayılmalıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?
Bu eylem, TCK m. 158/1-e kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur. Yargıtay'ın yaklaşımı, dolandırıcılık suçunun kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak işlenmesinin, eylemi doğrudan nitelikli hale getirdiği yönündedir. Kamu kurumlarının malvarlığının ve bu kurumlara duyulan güvenin özel olarak korunması amaçlanmıştır. Kurumun, haksız ödemeyi daha sonra geri alma imkanının bulunması, suçun niteliğini değiştirmez. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/35409 E. sayılı beraat kararının istisnai olmasının sebebi, o kararda sağlık harcamaları için 5510 sayılı Kanun'da özel bir geri alma mekanizması olması ve zararın bu nedenle 'kesinleşmediği' yorumudur. Ancak genel kural, SGK gibi bir kamu kurumundan hile ile doğrudan bir menfaat (nakit ödeme, aylık bağlanması vb.) temin edilmesi ve kurumun malvarlığında bir eksilme yaratılması durumunda, eylemin TCK m. 158/1-e'deki nitelikli hali oluşturduğudur. Ödemenin yapılmış olması, zararın gerçekleştiğini ve suçun tamamlandığını gösterir, bu durum suçu basitleştirmez, aksine tamamlanmış nitelikli dolandırıcılık haline getirir.