Bir davada davacı, 100.000 TL alacağı için 'fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak' 10.000 TL'lik kısmi dava açmış, davalı ise 15.000 TL'lik bir takas-mahsup def'inde bulunmuştur. Mahkeme, davacının 10.000 TL'lik talebini haklı bulmuş, ancak davalının 15.000 TL'lik takas talebini de kabul ederek davayı reddetmiştir. Bu durumda, davacının dava dışı kalan 90.000 TL'lik alacağı üzerindeki etki ne olur?
Bu durumda, davacının dava dışı kalan 90.000 TL'lik alacağının 5.000 TL'lik kısmı, davalının takas talebinin mahkeme kararıyla hüküm altına alınan ve dava konusu talebi aşan kısmı kadar (15.000 - 10.000 = 5.000 TL) sona ermiş olur. Davacının geriye kalan alacağı 85.000 TL olur. Kısmi davada, talep sadece dava edilen kısımla sınırlıdır. Ancak davalının ileri sürdüğü takas-mahsup defi, sadece dava edilen kısma yönelik değil, davacının tüm alacağına yönelik bir savunmadır. Mahkeme, davalının takas talebini kabul ettiğinde, bu talep öncelikle davacının dava konusu yaptığı 10.000 TL'lik alacağını karşılar. Eğer takas edilecek alacak daha fazlaysa (örnekteki gibi 15.000 TL ise), aradaki 5.000 TL'lik fark, davacının henüz dava etmediği bakiye alacağından mahsup edilir. Bu durum, bakiye alacak hakkında verilmiş bir tespit hükmü niteliğindedir ve davacı daha sonra 90.000 TL için ek dava açtığında, bu 5.000 TL'lik mahsup işlemi mahkemeyi bağlar. Dolayısıyla, davacı artık 90.000 TL değil, 85.000 TL için dava açabilir.