Bir kimse, internetteki bir satış sitesine verdiği sahte ilanla bir kişiyi dolandırmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/867 E. sayılı kararına göre, bu eylem hem 'bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması' (TCK m. 158/1-f) hem de 'basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak' (TCK m. 158/1-g) suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçlarını oluşturmaktadır. Bu durumda sanığa hangi hüküm uygulanır?
Bu durumda sanığa, daha ağır cezayı öngören hüküm uygulanır. YCGK'nın 2015/867 E., 2017/13 K. sayılı kararında bu durum ele alınmıştır. Karara göre, internet sitesi hem bir 'bilişim sistemi' (TCK m. 158/1-f) hem de 'elektronik kitle iletişim aracı' (TCK m. 6/1-g tanımına göre 'basın ve yayın aracı' - TCK m. 158/1-g) niteliğindedir. Dolayısıyla sanığın eylemi, dolandırıcılık suçunun iki farklı nitelikli halini birden ihlal etmektedir. Ceza hukukunda, bir fiilin birden fazla farklı suçu oluşturması halinde fikri içtima (TCK m. 44) hükümleri uygulanır ve en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir. Somut olayda, TCK m. 158/1-f bendi, aynı fıkranın son cümlesi uyarınca özel bir ağırlaştırıcı nedene tabidir (hapis cezasının alt sınırı dört yıl ve adli para cezası menfaatin iki katından az olamaz). (g) bendinde ise böyle bir özel ağırlaştırma yoktur. Bu nedenle, daha ağır yaptırım öngören TCK m. 158/1-f bendi uygulanmalı, (g) bendinden ayrıca ceza verilmemelidir. Bu, 'farklı neviden fikri içtima' kuralının bir yansımasıdır.