CMK m. 150/2'ye göre 'kendini savunamayacak derecede malul' olan bir şüpheliye veya sanığa zorunlu müdafi atanır. 'Maluliyetin' derecesini ve 'kendini savunamayacak' durumda olup olmadığını kim, hangi aşamada ve nasıl takdir eder?
Maluliyetin derecesini ve bunun kişinin savunma yeteneğini etkileyip etkilemediğini takdir etme yetkisi, ilgili yargılama makamına aittir. Soruşturma evresinde bu takdiri ifadeyi alan kolluk, Cumhuriyet savcısı veya sorguyu yapan sulh ceza hâkimi yapar. Kovuşturma evresinde ise bu takdir, yargılamayı yürüten mahkemeye (asliye ceza veya ağır ceza mahkemesi) aittir. Takdir, her somut olayın özelliğine göre yapılır. Maluliyetin bariz olduğu (görünüşten anlaşılan ağır fiziksel veya zihinsel engeller gibi) durumlarda, yargılama makamı doğrudan zorunlu müdafi atanmasını isteyebilir. Ancak maluliyetin derecesi veya savunma yeteneğine etkisi konusunda bir şüphe varsa, mahkeme veya hâkim, bu durumun tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan veya yetkili bir sağlık kuruluşundan rapor alınmasına karar verebilir. 'Kendini savunamayacak derecede' ifadesi, sadece fiziksel bir engele değil, aynı zamanda kişinin isnadı anlama, savunma argümanları geliştirme ve bunları ifade etme yeteneğini ortadan kaldıran veya önemli ölçüde zayıflatan zihinsel veya psikolojik durumları da kapsar. Bu değerlendirme, adil yargılanma hakkının bir gereği olarak titizlikle yapılmalıdır.