Bir tacir, ticari faaliyeti sırasında bir başka tacire mal satmış ancak ödeme olarak aldığı çek karşılıksız çıkmıştır. Çekin karşılıksız çıkması, tek başına TCK m. 158/1-h kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur mu? Suçun oluşması için hangi ek unsurlar aranır?
Hayır, çekin karşılıksız çıkması tek başına TCK m. 158/1-h'deki nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmaz. Bu durum, özel kanununda (Çek Kanunu) düzenlenen bir suç olabilir, ancak dolandırıcılık suçunun unsurlarını taşımaz. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, sanığın en başından itibaren borcunu ödeme niyetinde olmaksızın, mağduru aldatmaya yönelik 'hileli davranışlarda' bulunması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/239 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, hile, nitelikli bir yalandır ve mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldıracak yoğunlukta olmalıdır. Ticari ilişkilerde, tarafların birbirinin mali durumunu araştırma ve basiretli davranma yükümlülüğü vardır. Sadece sonradan karşılıksız çıkan bir çek vermek, genellikle bir özel hukuk uyuşmazlığı (borcun ödenmemesi) olarak kabul edilir. Suçun oluşabilmesi için, sanığın çekin karşılığının olduğuna dair sahte banka teminat mektupları göstermesi, hayali bir ticari işletme kurarak güven telkin etmesi, malı aldıktan sonra hemen ortadan kaybolması gibi, aldatma kastını açıkça ortaya koyan ek hileli hareketlerin varlığı gerekir.